GENÇ HAYAT DERGİSİ - SAYI: 02 (TEMMUZ 2018)
15 SÂYE Sâye, gölge demektir. Mecazi manada ise sahip çıkma, koruma manasına gelir. Türkçede kullandığımız “sayesinde” kelimesi onun yardımıyla, onun vesilesiyle, vasıtasıyla anlamı taşır. Sâyeban ise Farsçada büyük çadır, çardak demektir. Eski tabirle ‘Ev alma, komşu al’ sözü, ‘Hâne alma kendine, hem- sâye al’ şeklinde söylenirmiş. ÇAR Farsça bir kelime olup dört demektir. ÇARŞI Çar-sû, dört taraf. Çar, dört; sû, yan taraf canib demektir. İki tarafı dükkân ve üstü örtülü veya açık alışveriş yeri, pazar. ÇARDAK Çar, dört; tak, kemer. Dört kemer veya direk teşkil eden ufak köşk ve revak üstü. Üstüne sarmaşıklı ağaç ve bitkiler sarılmak üzere birkaç direk ve kafesten yapılmış sâyeban/ gölgelik. ÇARŞAMBA Çeharşenbih. Şenbih, gün. Farsçada haftanın dördüncü günü, yevmü’l-erbaa, çarşamba günü. ÇARMIH Çar, dört; mıh, çivi. GEÇTİĞİMİZ Geçtiğimiz hafta, geçtiğimiz ay, geçtiğimiz yıl vs. deniyor. Geçtiğimizin doğrusu “geçen”dir. Geçmek fiilinin ifade ettiği mana zaman ile alakalıdır, zamana aittir. Geçip giden zamandır; biz zamanı geçmeyiz, zamanı geçiririz. Bir günü geçtik, haftayı geçtik; ayı, yılı geçtik demeyiz. Günü, haftayı, ayı, yılı geçirdik deriz. Fransızca “passer” geçirmek, “se passer” geçmek demektir. Zaman bildiren kelimelerde “passer: geçirmek” kullanılır. Bu kelime, Türkçe gramer dikkat edilmeden yapılan tercümelerde “geçmek” şeklinde dilimize yanlış aktarılmıştır. Zaman ‘geçtiğimiz’ yerine “Geçen gün, geçen hafta, geçen ay, geçen yıl, geçen bayram, geçen yaz” gibi kullanışlar dile ve üsluba daha muvafıktır.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NTY0MzU=